Kılıçdaroğlu: Ben boşuna mı, “5’li çeteler, milletin kanını emiyor” diyordum

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve beraberindeki heyet ağaç kıyımına karşı direniş başlatılan Akbelen’e gitti. Kılıçdaroğlu, ilk olarak halkın taleplerini dinledi. Ağaç kesim alanına girmeden bölgeden ayrılmak üzereyken protesto edilen CHP lideri ve beraberindeki heyet, tepkiler üzerine kesim alanına gitti. Jandarma heyetin içeri girmesine izin verirken arkasından girmek isteyen halka cop ve biber gazı ile müdahale etti. Kılıçdaroğlu, “Ben boşana mı ‘beşli çeteler’ diyorum. Boşuna mı, ‘bu beşli çeteler bu milletin kanını emiyor’ diyordum. Bunun için söylüyordum…” dedi. 

İkizköy Çevre Komitesi’nden Necla Işık, kesimin durdurulmasını istediklerini vurgulayarak, “Tarım Orman Bakanlığı bu ormanları korumakla mükellef değil mi? Aç gözlü şirketlere satmak zorunda mı? Bakana seslenin. Akbelen giderse Kazdağları gidecek, İliç gidecek, vatan gidecek. Beş gündür mahvolduk. Tarım Orman Bakanı’na dört senedir sesleniyoruz; bu kesimi durdurun” dedi.

Esra Işık da “Dört gündür bize ne yaşatıyorlar, bilemezsiniz. 80 yaşındaki teyzelere biber gazı sıkan, coplayan insanlar var karşınızda. Yıllardır bu topraklarda üreten insanlara bunları reva görüyorlar. Toprağımızı savunmaktan başka ne suçumuz var? Dört senedir nasıl yılmadıysak baskılara ve şiddete karşı ayakta durmaya devam edeceğiz. Kanımızın son damlasına kadar her türlü mücadeleyi vereceğiz. Biz ormanlarımızı terk etmeyeceğiz” diye konuştu.

Başka bir köylü de “Biz parçalanıyoruz. Elimiz, kolumuz koparılıyor. Biz buradaki üreticileriz, toprağına bağlı insanlarız. Bizi yaftalamaya çalışanlar , kömürün temizliğinden bahseden utanmazlar dünyamızı mahvediyorsunuz. Elinizi bu ağaçlardan çekin. Bu kesimin hemen durdurulmasını istiyoruz” ifadelerini kullandı. Köylerdeki kanser vakalarındaki artışa da dikkat çeken köylüler, kömür sahaları genişledikçe su kaynaklarının tükendiğine de işaret etti.

Öte yandan çimento fabrikasına direnen Deştin köyü halkı da alana geldi. Kılıçdaroğlu’na seslenen köylüler, “30 yıldır çimento fabrikasına direniyoruz. Bunu görün artık. Bizim ruhsat iptal olmuyor. Biz Muğla’da nöbetteyiz. Bizi de duyun. Bizim yaşam alanlarımızı şirketlere yem etmeyin. Köylüyü köylü bıraksınlar, şirketlere yem olmayalım” dedi.

Kılıçdaroğlu: Yanınızdayım, davayı sonuna kadar izleyeceğim 

Gazete Duvar’dan Cihan Başakçıoğlu’nun haberine göre, köylüleri dinledikten sonra konuşan Kılıçdaroğlu ise, “Buraya geliş nedenim davayı yeni öğrendiğim için değil, sizin derdinizi anlatmanıza imkan sağlamak içindir. Benim Ankara’da konuşmamın önemi yok, sizin anlatmanız önemli. Bu çam, bu ağaç sadece sizin değil, 85 milyonun ağacıdır. Bu ülkede ormanın ne olduğunu, ekosistemi bilen birisiyim. Bu orman sadece ağaç değil, ormanda binlerce canlı var. Her birisinin hakkını, hukukunu korumazsak görevimizi yapmamış oluruz. Ağacı kestiğinizde, suyu kesmiş, tabiatı öldürmüş oksijeni öldürmüş olursunuz. Bütün dünya bunu biliyor, bu çeteler bunu bilmiyor. Boşuna mı beşli çete diyordum. Bütün Türkiye’de bunlar var. Ama siz direniyorsunuz, yanınızdayım. Sizin mücadeleniz sıradan bir mücadele değil, hak mücadelesidir. Siz hakkınızı istiyorsunuz. Hak mücadelesi bireysel değil, kolektif mücadeledir. Size sözüm söz, ben bu davayı sonuna kadar izleyeceğim. Ayrıca hukukçu milletvekillerini bu konuda görevlendireceğiz. Davanızı da çok iyi biliyorum, hangi mahkemelerde takıldığını da biliyorum. Ama bunları sizin ağzınızdan bütün dünyanın öğrenmesi gerekiyordu. Mısır’daki sağır sultanın öğrenmesi gerekiyordu. Ben dilimin döndüğü kadar anlatacağım ama sizin anlatmanız çok önemlidir” diye konuştu.

“Sanmayın ki bir sefer geleceğim, bir daha gelmeyeceğim. Yine geleceğim” diyen Kılıçdaroğlu’na köylüler, “Bugün bir şeyler yapmamız lazım. Gelin beraber yukarıya çıkalım” dedi. Kılıçdaroğlu ise “Ona da bakacağım” diye cevap verdi. Urfa’daki güneş paneli örneğine değinen Kılıçdaroğlu, “Beraber mücadele edeceğiz. Hepinize en içten selamlarımızı sunuyorum. Endişe etmeyin davanızın yanında olacağım” dedi.